21 Nisan 2011 Perşembe

Sofyalı...


15 Nisan cuma akşamı yakın bir arkadaşımın nice zaman sonra gelen terfisini kutlamak için buluşup gittik Sofyalı'ya.

Yeni sahipleri de yakın bir arkadaşım ile eşi. Onlara da sürpriz yapmak istediğimden yemek için orayı seçtim.


62 çeşit mezeyi dönüşümlü olarak günlere bölerek sunduklarından en sevdiğim mezesi olan otlu peynir o gün yoktu.

Her ne kadar hiç değişiklik yapmadıklarını söyleselerde bana biraz değişmiş gibi geldi.

Fakat sohbet, arkadaşlar, yemek, rakı birleşince güzel bir akşam oldu.

Kesinlikle rezervasyon gerekiyor, fiyatlar makul. Biz arkadaş ikramlarından bolca nasibimizi aldığımız için çok uygun bir hesap ödedik.

Asmalımescit olsun ama neresi olsun derseniz Sofyalı derim...

Etiketler: , , ,

11 Nisan 2011 Pazartesi

Cunda Balıkçısı...


8 Nisan Cuma akşamı işyerinden arkadaşlarımla gittim tekrar Cunda Balıkçısı'na.

Geçen yıl yaşgünümde çocukluk arkadaşım Ebru ile gitmiştik ilk kez çok beğenmiştim. Her şey aynı lezzette fakat ilgi artmış.

Bildiğim kadarı ile tüm malzemeler Cunda'dan geliyor o nedenle nefis. Fiyatlar oldukça makul. Tüm grup memnun kaldı. Bahçe, giriş kat ve girişin üstü olarak bayağı geniş bir alanı var.

Mezeleri girişte seçiyor, masaya yerleşiyor ve ilk dakikadan itibaren keyif almaya başlıyorsunuz.

Ulaşım kolay. Bostancı Deniz Otobüsü iskelesinin karşısında.

Haftasonuna güzel bir başlangıç yapayım derseniz cuma akşamı için biçilmiş kaftan.

Etiketler: , , ,

26 Ocak 2011 Çarşamba

Lor peyniri...

Geçen hafta arkadaşım Sabine konuşmamız üzerine Varan marka Kelle Loru olarak bilinen bir lor peyniri getirdi. Peynir demek haksızlık olur, kaymak.

Lor peynirini isteme sebebim Sakızlı Lorlu Kurabiye denememdi. Fakat kurabiye benden kaynaklı da olabilir tam bir hayal kırıklığı oldu. Ne damla sakızı ne de lor peyniri asla hissedilmiyordu. Ev hanımlarının Aysonu Kurabiyesi dedikleri kurabiye ile aynı taddaydı.

Neyse kurabiye bir daha denenmeyecek ama peynir her zaman yenilecek.

Seven herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.

Bilgi için:

http://www.varankonaklama.com/



Peynir; Uygarlığın Simgesiydi Sofraların Vazgeçilmezi Oldu

Tarihi Mezopotamya’ya dayanan, geçmişte masallara, hikayelere ve şiirlere konu olan peynir, bugün dünya mutfağının vazgeçilmezleri arasındadır. Uygarlığın ve asaletin simgesi olan peynir, Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin yayladan kışlaya gittiği dönemlerde, geride bıraktığı mallarına göz kulak olan Bilecik tekfuruna teşekkür için gönderdiği değerli hediyelerin başında geliyordu.

Ülkelerin kültür zenginliğinin bir parçası olan peynirin yüzlerce çeşidi olmakla birlikte işleniş biçimi ele alındığında dünyada sadece 18-20 çeşit peynir bulunmaktadır. Peynirde önemli olan ekolojik ürün farklılığı ve yöresel ustalıkların katkılarıyla çeşitlendirilmesidir. Anadolu, görkemli kültürel geçmişi ve bereketiyle pek çok üründe olduğu gibi yöresel peynirde de oldukça zengin bir ülkedir. Türkiye’de hemen hemen her yörede birbirinden farklı lezzetlere sahip peynir üretilmektedir. Tadı başka kokusu başka bin bir çeşit peynir…

Varan Peynirleri
Varan yöresel peynirleri, Balıkesir Savaştepe’nin köylerinden toplanan sütün ekolojik yöntemle üretildiği yüzde yüz doğal peynirlerdir. Varan Peynir’in eşsiz lezzeti tamamen doğal otlarla beslenen hayvanların katkısız sütünün enfes tadı ve kokusunun peynirde buluşmasından gelmektedir. Varan Yiyecek İçecek mola merkezlerinde Varan markası adı altında dil, taze kaşar, eski kaşar, mihaliç, tulum, sepet, füme çerkez, abazha ve örgü olmak üzere 9 çeşit yöresel peynirin seyahat severlerin beğenisine sunulmaktadır.

Etiketler: , , , , , ,

24 Ocak 2011 Pazartesi

Her Güne Bir Yemek...


Yemek kitaplarını severim. Daha doğrusu yemek ile ilgili tarif, yazı, hikaye ne varsa aşığım.

Tijen İnaltong'un Her Güne Bir Yemek kitabını beğendim demem yetersiz. Çünkü dünya mutfaklarından, ülkemizden, farklı mezheplerden ve dinlerden birçok tarif hikayesi ile derlenmiş, toparlanmış, muhteşem resimlerle zenginleştirilmiş.

Al eline kitap olarak oku. Ağustos ayına geldim bile, yılı bitireceğim, azimliyim.

Kendinize ya da sevdiklerinize hediye almak isterseniz daha iyi bir hediye düşünemiyorum.

Kitap kapağı ansiklopedi benzeri gayet kaliteli ve dayanıklı bir cilt malzemesinden, kitabın sayfaları da gayet kalın bir kağıttan yapılmış. Uzun uzun yıllar mutfağımda benimle olacak. Sevdiklerim Tijen'in çok emek sarfederek hazırladığı tarifleri benim aracılığım ile tadacaklar. Hayali bile güzel.

Dün damla sakızlı, lorlu kurabiyeyi denedim. Sanıyorum becerdim, fena olmadı. Çok hayal ettiğim gibi olmadı ama yine de yenecek gibi olduğundan ikram ettim evdekilere :)

Pişirmek, yemek, yedirmek kadar güzel eylem var mıdır? Vardır tabii ki ama benim için en güzelidir.

Güzel sofralarımız, güzel misafirlerimiz, güzel yemeklerimiz, ağız tadımız, bolluk ve bereketimiz daim olsun.

Etiketler: , , , , ,

17 Kasım 2010 Çarşamba

Happily Ever After-Bebek...



İlk kez 10 Kasım'da gidip, tanışma imkanı buldum bu şirin yerle.

Bir arkadaşımın yaşgününü kutlamak için bir başka arkadaşımın tavsiyesi ile gittik.

İyi ki gitmişiz. Yemekler, sunum, servis, şarap herşey, herşey harikaydı.

Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Mutlaka gidin, görün, tadın.

Birlikte yemek yediğin, sohbet ettiğin insanlar güzelleştiriyor halbuki bu yerleri diye düşünmüşümdür her zaman. Hala da aynı fikirdeyim kendimle :)

Eğer aynı dili konuştuğun, yüzüne baktığında aynı anlamı çıkardığın, ne düşünür diye endişelenmeden rahatça konuştuğun, senin yerine de yapılan seçimlerden zevk aldığın, gülmeyi bilen, kadehleri yanaklarından öpüştüren ve iyi dileklerde bulunan sevdiklerin varsa her yer güzeldir.

Bu konuda dünyanın en şanslı insanlarındanım. Tüm arkadaşlarım, dostlarım, yakınlarım muhteşem insanlardır.

Kalbimde birsürü odacık ve her birinde de sevdiklerim vardır. Herbiri özeldir, herkesin yeri ayrıdır hayatımda ve dilerim ki kendileri de mutludur kalbimdeki odacıklarında onlara verdiğim yerden, değerden.

Hal böyle olunca her an bir kutlama yapmak, hep sevdikleriyle beraber olmak istiyor insan.

Bende istiyorum, hep istiyorum.

Etiketler: , , , ,

30 Haziran 2010 Çarşamba

Taze Makarna Kursu...



Grupanya'dan (sanal işyeridir kendileri) gelen bir e-posta ile başladı aslında bir günlük makarna maceram.

The House Cafe'nin "Atelier" çalışmalarından biri. O kadar çeşitli kurslar var ki. Bir sonraki Tapas kursu olsun istiyorum.

Gelelim bir günlük Makarna macerama. İş çıkışında Beyoğlu The House Cafe'ye gittim. Bu kurslar için güzel bir mutfak yapmışlar. 12 kişi rahat rahat çalışabiliyor.

Makarna yapımı öğretileceği için gittiğimizde masa düzenleri kurulmuştu. Bu konuda çok profesyoneller. Makarnada kullanılacak un yoğurma kasesinde ölçülmüş, elenmiş olarak hazırdı. Yumurta ve tuz ortak kullanılacağı için masanın ortasında ulaşılması kolay olacak şekilde yerleştirilmişti.

Şef Coşkun Bey geldi, tanışmanın ardından püf noktaları ile başladık makarna hamurunu hazırlamaya. Un ve yumurta biraraya gelirken biz çok eğlendik çünkü 5 adet yumurtanın sadece sarıları kullanılacaktı. Sarıları ustalıkla ayıranlar vardı tabii ki ama çoğunluk zorlandı. Kırmaya çalışırken elinden kaydıranlar, kabuklarını un karışımının içine düşürenler, bayağı bir cebelleşildi.

Sonraki aşama ise yoğurma olduğundan çoğumuz yoğurma tekniğimizin hatalı olmasından kendimizi daha çok yorduğumuzu (yoğurduğumuzu :) öğrendik.

15 dakika sabırla ve azimle hamurumuzu yoğurduk. Dinlendirmek için bıraktık.

Sonra kesme tahtasındaki marifetlerimize geçtik. Soğanlar eşit büyüklükte doğrandı. Mantarlar kesildi. Sarımsaklar bir vuruşla ezildi.

Hamur tekrar ele alındı ama bu defa yoğurmak için değil hamuru kesme öncesi inceltmek içindi. Tabii ki orası bu işi sürekli yaptığından makarna hamurunu inceltme ve farklı şekillerde kesmek için bir makine kullandık.

Sabırla hamuru incelttik ve sonrasında spagetti ya da tagliatelle olarak tercihimizi kullandık ve kestik. Kesilmiş makarnalarımızı hafif una buladık ve sosunu yapmak için ocakların başında diğer malzemelerimiz ile yerlerimizi aldık.

En heyecanlı yeri burası idi. Tüm yapılanlar biraraya getirilecekti. Acaba nasıl bir sonuç çıkacaktı?

Ocağın başına geçtik. Zeytinyağını tavaya döktük, sarımsakları attık. Sarımsaklar aromasını yağa verdiğinde onları çıkarttık ve soğanları "pembeleştirmek" üzere ekledik.

Bu arada kaynayan suya makarnalarımızı haşlanması için koyduk. 4-5 dakika kadar pişme yeteceğinden gözümüzü de üzerinden ayırmayaya gayret ettik.

Sonrasında mantarları ekledik. Bu esnada yardımcı olan bir The House Cafe çalışanı (kendisi pizza hamurlarını hazırlıyormuş) ufak bir gösteri yaptı. Benim tavamdaki mantarlara şarabı ekledi ve alev almasını sağladı. Mantarlar şarabı çekince kremayı kattık ve tuz, karabiber, parmesan ekledik.

Makarları sudan nazikçe çıkartıp sos tavasına attık.

Maydanoz, biraz daha tuz, karabiber, parmesan eşliğinde tabağa servis için aldık.

Görüntü muhteşemdi. Şimdi sıra tadına bakmaktaydı.

Grup halinde masalarda yerlerimizi aldık. Harika bir şarap ikram edildi ve hemen makarnalarımızın tadına baktık.

Gerçekten şahane olmuştu.

Haftaya güzel bir başlangıç yapayım, kısa bir mola vereyim hem de üstüne şahane bir yemek yapmayı öğreneyim diyorsanız The House Cafe'nin Taze Makarna kursunu şiddetle tavsiye ediyorum.

Etiketler: , , , , ,

15 Haziran 2010 Salı

Yeniköy'de güzel bir yer...



Aslında burası bizim için kendimizi en rahat hissettiğimiz, her an keyif aldığımız bir aile işletmesi.

İki ortak işletiyor ama hiçbir durumda ikilik yok. Hem gelen müşteriler hem çalışanlar dost, büyük bir aile olmuş haldeler.

Samimiyetin ve sık ziyaretin çıkış noktası çalıştığım şirkette en sevdiğim arkadaşımın eşinin ortaklardan biri olması ve o büyük aileye çok çabuk dahil etmesi aslında.

Her daim gidilebilir bir yer. Sabah kahvaltısı, yorgunluk molası verdiğinizde içilecek bir kahve, akşam yemeği, bir kadeh şarap eşliğinde kutlama, moral bulma...

Bilin ki her derde deva insanlar.

Bir haftasonu kahvaltı ile başlayın. Yediğiniz yemekteki her malzeme ayrı bir yerden geliyor. Yani kendileri ne yiyiyorsa size de onu yediriyorlar. Bildik işletmelerden her anlamda farklı bir zihniyet sergiliyorlar.

Ve benim için iyi ki var dediğim insanlar.

Yeniköy Timothy's
Köybaşı Caddesi No: 55-A
Yeniköy-Sarıyer-İstanbul
Telefon: 0212 299 97 45

Etiketler: , , , ,