18 Kasım 2010 Perşembe

Orhan Veli...



Anmakta geç kaldım seni sevgilim.

Sunay Akın hatırlattı sağolsun. O ne güzel bir programdır "Hayat Deyince" Türkmax'ta her cumartesi saat 21.45 olunca başlar ve bir denizaltıdan bahsederken bir bakarsın bir şairin hayatına geçmiş.

Geçtiğimiz cumartesi yine öyle oldu. Başka bir konu ile programa başladı ve bir anda sevgilim Orhan Veli'den bahsetmeye başladı.

Orhan Veli'nin yeri ayrıdır bende. Çok severim ama bilmez, bilemez. 14 Kasım 1950'de belediyenin açtığı ve kapamadığı bir çukura düşmesi sonucu veda etmiş bizlere Ankara'da. Ne acı bir ölüm diye düşünüyorum, düş, başından yaralan...



Her ölüm zamansız, her ölüm üzücü gelir bizlere. Sanki kendimizin nasıl öleceğini bilir ve kimseyi üzmeyecekmişiz gibi. Garip, tuhaf.

Şiirlerini okumak güzeldir hem de her zaman. Ezbere de bilsen, kitaptan da baksan farketmez. Her yaşta farklı bir anlam çıkartırsın. Sen büyürken onun şiirleri de demlenir ve başka keyif verir.

Şimdi bir şiirle tekrar hatırlayalım ve bir daha anmayı unutmayalım.

SİZİN İÇİN

Sizin için, insan kardeşlerim,
Her şey sizin için;
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil;
Sarılar da sizin için, pembeler de;
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı;
Yatıştaki rahatlık;
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler;
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri,
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Sizin icin mezarlar, mezar taşları,
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için;
Her şey sizin için.

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa